Küçükçekmece Belediyesi Küçükçekmece Belediyesi

İSMAİL SAYMAZ TARİKATLARIN İÇ YÜZÜNÜ KÜÇÜKCEKMECELİLERE ANLATTI

İSMAİL SAYMAZ TARİKATLARIN İÇ YÜZÜNÜ KÜÇÜKCEKMECELİLERE ANLATTI

07 Aralık 2019

Araştırmacı - gazeteci yazar İsmail Saymaz, son kitabı ‘Şehvetiye Tarikatı’ nı Küçükçekmecelilere anlattı. Saymaz, “Devlet 2 buçuk milyon müridi olan bir sektörü kayıt dışı bırakamaz. Bu bir milli güvenlik sorunudur. Diyanet İşleri ve Vakıflar Genel Müdürlüğü denetlemeli, cemaat ve tarikatlara aktarılan fonlar sonlandırılmalı, bunların kamu ile anlaşma yapmaları engellenmeli” dedi.

Küçükçekmece Belediyesi’nin Cennet kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlediği söyleşiye katılan gazeteci, yazar İsmail Saymaz, Küçükçekmecelilerle bir araya geldi. Tarikatların iç yüzünü tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıkaran Saymaz, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Küçükçekmecelilerin büyük ilgi gösterdiği söyleşiyi, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Meclis Üyeleri Mustafa Bilgili ve Gökhan Aygün de izledi. 

Kemal Çebi: Yerel Yönetimler  Olarak Gazetecilerin, Yazarların, Aydınların Uyarılarını Dikkate Alacağız

Kültür- sanatta hep bir fazlasını hedeflediklerini ve bunun için çalıştıklarını belirten Kemal Çebi, “İsmail beyi dinlemek hoş. Yakından takip ettiğim biri. Bugün buraya gelerek bizlere düşüncelerini aktardığı için teşekkür ediyorum. Biz yerel yönetimler olarak siz agazetecilerin, aydınların dikkat çektiği, uyarı yaptığı konuları dikkate almalıyız. Aksi tekdirde neler olacağını bildirdiniz. Bu bizim için önemli bir uyarıdır; dikkate alacağız” dedi.

“Tarikatlar Yığınla Şirket Yöneten Bir Holdinge Dönüştü”

Türkiye’de günümüzde 30 ana tarikat ve bunların 400 kolu olduğunu belirten Saymaz, “Ben özellikle son 20 yıl içerisinde tarikatların, dini bir yapı olmaktan çok, dünyevi bir yapıya dönüştüğünü ve sermaye elde etmeye yöneldiğini anlattım. Bu nedenle her biri, yığınla şirkete hükmeden bir şirkete dönüştü ve tarikatların liderleri Allah yolcusundan çok bir CEO haline geldi ve katlanan servet ise, bu CEO ailesi içinde dağıtılıyor.  Tarikat müritleri de belediyede iş bulmak, ticarette büyümek amacıyla bu halkaya dahil olan, saadet zincirine dahil olan bir müşteriye dönüşüyor. Ben buna holdingleşme diyorum. Tarikatlar geçmişte Kuran kurslarının önüne mukavva koyarak kurban derilerini satarak bir ekonomi yaratıyorlardı. Bugün ise yardım dernekleri var. Türkiye merkezli oluşturdukları bu derneklerle dünyada bir yardım ekonomisi yaratarak, büyük bir ekonomiye hükmediyorlar. Her tarikatın ya televizyonu ya radyosu var. Bazılarının televizyonu, partisi de var. Bu aynı zamanda holdingleşme denen sürecin büyük ölçüde tamamlanması anlamına geliyor” diye konuştu.

“Dini Söylemle Ekonomik, Cinsel İstismara Sıkça Başvuruyorlar”

Muhabirlik yaparken topladığı bilgilerle ‘Şehvetiye Tarikatı’ kitabını kaleme aldığını söyleyen İsmail Saymaz, “Bir kere ana tarikatların korkutucu bir gücü, ulaşılmaz bir dokunulmazlıkları var. Bu güç ve dokunulmazlık yüzünden herhangi bir denetime de tabi değiller. Ortada bir yasa var ve bu yasa tarikatlara uygulanmıyor. Başkaca işledikleri suçlar da konu olmuyor. Tarikatlar kamusal alanda bu kadar açık bir güç biriktirince sokak aralarında mahallelerde apartmanlarda ve semtlerde merdiven altı tarikatlar doğuyor. Şimdi artık her mahallede bir şeyh, gavs var. Her sokak arasında bir mehdi var.  Büyük tarikatların bakanlıkları ele geçirdiği, adliyeye hükmettiği, milletvekili tayin ettiği, emniyeti polisi, askeri yönettiği güçlerde insanlar yükselebilmek için bu cemaatleri tercih ediyor. Bu merdiven altı tarikatlar dini söylemle ekonomik, cinsel istismara sıkça başvuruyorlar. Sadece cinsel istismar olmuyor, ekonomik istismarda yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

“Tarikatlara Aktarılan Fonlar Kesilmeli, Kamuyla Anlaşması Engellenmeli”

Mürit sayısının 2 buçuk milyona ulaştığı bir sektörün kayıt dışı bırakılamayacağını söyleyen Saymaz, “Tekke ve zaviyeler kanununa uyup tamamen kapamak mümkün değil. İnanç özgürlüğü var o halde denetim altına almak gerekiyor. Mürit sayısının 2 buçuk milyona ulaştığı bir sektör kayıt dışı bırakılamaz. Diyanet İşleri Başkanlığı inanç bakımından, Vakıflar Genel Müdürlüğü ise maddi olarak denetlemeli. Ne kadar malı var, mülkü var, müridi var devlet bunu bilmeli. Faaliyet alanı sınırlandırılmalı ve sadece yardımcı faaliyet alanlarında kalmalarına izin verilmeli. Alan dışına çıkan tarikat ve cemaatler yasal olarak durdurulmalı. Belki böyle bir denetleme getirilmiş olur. Aynı zamanda tarikat ve cemaatlere yönelik koruma kalkanı kaldırılmalı ve aktarılan fonlar sonlandırılmalı. Kamu kuruluşlarının tarikat önderleriyle gireceği ikili anlaşmaların tümü sonlandırılmalı. Müridine zarar verince ceza alıyor da devletin kurumunu çökertince neden almıyor. Bu tarikatlara bir kere dokunulduğunda, eskisi kadar rahat örgütlenemeyecekler” dedi.

“Cemaatler ve Tarikatlar Bir Milli Güvenlik Sorunudur Devlet Denetlemelidir”

Gerekenler yapılmazsa tarikatların ve cemaatlerin yönettiği bir Türkiye ile baş başa kalınacağını kaydeden Saymaz, “Ben hiçbir şey yapmamaktansa bir şey yapmayı öneriyorum. Bunu da yapmayacaksak, sadece tarikat üyelerinin devlet kurumlarında olduğu, normal vatandaşların haklarını kullanamayacakları bir ülkemiz olacak. Bu bir milli güvenlik tehdididir. Bu nedenle devlet, devletin Diyanet İşleri ve Vakıflar Müdürlüğü, iki kurumuyla bunu denetlemek zorundadır”  diyerek sözlerini noktaladı.

Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, konuşma sonrası Saymaz’ a teşekkür ederek çiçek takdim etti.  Program sonunda ise Saymaz, kitaplarını imzaladı. 

 

İnternet sitemizden en verimli şekilde faydalanabilmeniz ve kullanıcı deneyiminizi geliştirebilmek için çerezler (cookie) kullanmaktayız. Çerez kullanılmasını tercih etmezseniz tarayıcınızın ayarlarından çerezleri silebilir ya da engelleyebilirsiniz. Konuya ilişkin detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.