TARİHİ

Küçükçekmece; İstanbul’daki yaşam izlerinin başlangıç noktasıdır. Birçok jeolog ve antropolog tarafından yapılan araştırma ve incelemeler, bölgenin oldukça eski bir geçmişe sahip olduğunu ve burada tarih öncesinde insanların yaşadığını göstermektedir.

Küçükçekmece; İstanbul’daki yaşam izlerinin başlangıç noktasıdır. Birçok jeolog ve antropolog tarafından yapılan araştırma ve incelemeler, bölgenin oldukça eski bir geçmişe sahip olduğunu ve burada tarih öncesinde insanların yaşadığını göstermektedir.

Küçükçekmece Gölü’nün kuzeyindeki kayalık bir yamaçta bulunan Yarımburgaz Mağaraları’nda rastlanan buluntular, İstanbul’da tarih öncesiçağda, buraya ilk yerleşen insanların balıkçılık ve avcılıkla geçinmekte olduklarını ortaya koymaktadır.

Küçükçekmece Gölü’nün kuzeyindeki yarımadanın üzerinde birkaç kilometrelik surlarla çevrili liman yapısı, mendirek ile kıyılarda Helenistik-Geç, Roma-Bizans dönemlerine ait olduğu düşünülen çok sayıda yapı kalıntıları tespit edilmiştir. Yazılı kaynak taramalarına göre, bu yapı kalıntı-larının Helenistik dönemde var olduğu bilinen “Bathonea” adlı antik kent olduğu ortaya çıkmıştır.

Küçükçekmece, Bizans’ı, imparatorluğun batıdaki topraklarına ve Avrupa’ya bağlayan “Via Egnetia” adı verilenana yol üzerinde bulunması nedeniyle stratejik bir konuma sahipti. Bu konumu nedeniyle, tarih boyunca İstanbul’a yapılan akınlarda hedef haline gelmiş, Hunların, Avarların,Peçeneklerin, Bulgarların ve Haçlıların saldırılarına maruz kalmıştır.
Küçükçekmece, İstanbul’un fethinden hemen önce Türk hâkimiyeti altına girmiş ve fetihten sonra Fatih Sultan Mehme tarafından yolları ve köprüsü tamir ettirilerek imar edilmiştir.

Çekme-i Küçük (Küçük-Çekme) adını alan kasaba,camiler, medreseler, hanlar, hamamlar ve çeşmeleriyle önemli bir konaklama yeri olmuştur. İdari olarak Haslar kazasına bağlı bir kasaba olan Küçükçekmece, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman’ın Başdefterdarı Abdüsselam Çelebi tarafından bayındır bir hale getirilmiştir. 1865 yılında Bab-ı Zabtiye İdaresi’ne bağlanmıştır.1877 yılına ait Devlet Salnamesi’nde İstanbul’un idari bakımdan Üsküdar, Beyoğlu, Kaza-ı Erbaa ve İzmit olmak üzere 4 mutasarrıflığa bölünmüş olduğu kayıtlıdır. Merkezi Çatalca olan Kaza-ı Erbaa, Büyükçekmece, Silivri, Terkos ve Küçükçekmece’yi kapsıyordu. Küçükçekmece, 1878 yılında da Şehremaneti (İstanbul Belediyesi)’ye bağlandı.

Cumhuriyetin ilk yıllarında Yeşilköy nahiyesinin bir köyü statüsünde bulunan Küçükçekmece, 1956 yılında nahiye merkezi oldu. 1981’de Avcılar, Halkalı, Sefaköy Belediyeleri’ni bünyesine alan Küçükçekmece, yeni bir belediye şube müdürlüğü olarak İstanbul Belediyesi’ne bağlandı.

Küçükçekmece İlçesi 04.07.1987 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 3392 Sayılı Kanunla biri köy 25’i mahalle olmak üzere toplam 26 yerleşim yeri, Bakırköy ilçesi’nden ayrılarak kurulmuş bir ilçedir. Fiilen ve törenle hizmete girmiş
tarihi ise 15.07.1988’dir