ESRA ERDOĞAN ALBAYRAK, KÜÇÜKÇEKMECE’DE MEMUR-SEN’Lİ KADINLARLA BULUŞTU

ESRA ERDOĞAN ALBAYRAK, KÜÇÜKÇEKMECE’DE MEMUR-SEN’Lİ KADINLARLA BULUŞTU

Memur-Sen İstanbul İl Başkanlığı tarafından Küçükçekmece Belediyesi işbirliğiyle gerçekleştirilen “18 Mart’tan 15 Temmuz’a Milli İrade ve Kadın” konulu toplantı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Esra Erdoğan Albayrak’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Küçükçekmece Nikah Sarayı’nda gerçekleştirilen kahvaltılı toplantıya, Esra Erdoğan Albayrak’ın yanı sıra Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz, Memur-Sen Kadın Komisyonu Genel Başkanı Habibe Öçal, Memur- Sen İstanbul İl Başkanı Durali Baki, Memur-Sen İstanbul Kadın Kolları Başkanı Semra Birdal Ergül, AK Parti Küçükçekmece Kadın Kolları üyeleri ve Memur- Sen üyesi çeşitli iş kollarından kadınlar katıldı.

 “15 TEMMUZ ÇANAKKALE’DE YENİDEN DİRİLİŞTİR”

Toplantıda konuşan Esra Erdoğan Albayrak, Çanakkale Zaferi’nin önemine dikkat çekerek, “ 18 Mart’tan 15 Temmuz’a evlatlarını vatan savunmasına gönderen anaları, cesur kadınları, sizleri sevgiyle selamlıyorum. Topraklarımızın gerçek sahibi, şehit ve gazilerimizi minnetle anıyorum. Burada olduğum için gurur duyuyorum. Böyle anlamlı bir günde bizleri buluşturan Memur-Sen’e ve Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz’e teşekkür ederim. Çanakkale Zaferi milletimiz için destansı bir zaferdir. Mehmet Akif’in dizelerinde ‘Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber’ demiş. Bu nasıl bir kavrayıştır! Bu nasıl bir hissediştir. Allah bize bu imanı nasip etsin. Neydi Çanakkale Zaferi’nin arkasındaki güç? Analara hiç düşünmeden evlatlarını cepheye gönderten his? Bu duygu bizim 15 Temmuz’da bir kısmını gördüğümüz büyük bir iman, imanın özgürleştirdiği bir millet, bir istiklal sevdasıdır. Seyid Onbaşıların, Nezahat Onbaşıların omuz omuza vererek gösterdiği direniştir. Kafkasya’dan, Balkanlar’dan, Kuzey Afrika’dan gelen bir ümmet mücadelesidir. Tıpkı 15 Temmuz’da Kurtuluş Savaşı ruhuyla milletimizin tankların karşısına dikilmesi gibi bir mücadeledir.  Milletimiz 15 Temmuz’da adeta Çanakkale’den kalan ruhla yeni bir destan yazmıştır. Çanakkale’yi anlayamayan 15 Temmuz’u anlayamaz. 15 Temmuz, Çanakkale’de yeniden diriliştir. Milletimiz 100 yıl sonra aynı ruhu yaşamaktadır. İstiklal Harbi’nde kağnılarla askere mühimmat taşıyan, mermiler ıslanmasın diye kendi hırkasını çıkarıp üzerini örten kadının adı Şerife idi. 15 Temmuz gecesi kamyona atlayıp meydana çıkan kadının adı da Şerife idi. Şerife Boz, kamyona geçip tankların yolunu kesen o cengaver kadınımız. Türk kadını 100 sene önce neyse, yine aynı kadın. Bu kadın halkasının son halkası olmak bizler için onur ve gururdur. O, gece kadını- erkeği, yaşlısı -gencisi verdiğimiz mücadele, milli iradenin zaferidir. Milli irade derken, her 10 yılda bir darbelerle kesintiye uğratılan demokrasimize sahip çıkıyoruz.  Vesayet odaklarının, milletin iradesi gerçekleşmesin diye kurdukları sisteme karşı hayır diyoruz. İrademe müdahale istemiyorum diyoruz. 16 Nisan’ı konuşmak, vesayet odaklarına karşı durmaktır. Elbette, 15 Temmuz sadece zafer değil, büyük bir de acıydı. Hepimizin gözlerini hala yaşartan, yüreğini titreten henüz anlamlandıramadığımız bir acıydı. 15 Temmuz, Boğaziçi Köprüsü’ne tereddütsüz çıkıp vurularak şehit olan Ayşe Aykaç’tır. Onun 4 evladıdır. Gölbaşındaki özel harekâta atılan bombalarla görevi başında şehit olan Demet Sezen ve onun 3 evladıdır. Allah onlardan razı olsun. Mekanlarını cennet etsin. Onlar, bizlere ödevler ve sorumluluklar bıraktılar. Onların emanetini korumak, vatanımıza sahip çıkmak, bu toprakların değerini yüceltmek bizlerin omuzlarında birer yüktür” diye konuştu.

 “YENİ SİSTEM KODLARIMIZDA OLMAYAN BİR SİSTEM DEĞİL”

 Esra Erdoğan Albayrak konuşmasına şu sözlerle devam etti: 
“15 Temmuz’un ödevi olarak değerlendirdiğim 16 Nisan’ı  yapısal sorunlarımızı çözmek için değerlendirmeliyiz. Cumhuriyet’in 95. yılını kutlayacağız. 65. Hükümet yönetimde. Bir buçuk sene aralıklarla bırakın hükümeti, hangi şirket kar eder? Hangi müessese iş üretir? Hayır diyenlere bunu sormak gerekir. Nasıl bir Türkiye hayal ediyorsunuz. Hayır diyenlerin önerdiği şey, aman bize dokunma. Çünkü burada sigorta sistemi var. Vesayet odakları atanmışlar, milletin gönlünü kazanmayanlar, kökü başı başka yerlerde olan, başka güclerin maşası olan odaklar. PKK, PYD, FETÖ, Almanya, Hollanda bunu diyor. Hayır toplantılarına izin veren bu devletler, neden evet toplantılarına izin vermiyor. Bu nasıl bir korkudur. Son 15 yıldaki ilerleme güçlü bir liderliğin garantörlüğünde yürümüştür. Birileri, bu kadar güç bir adama bırakılır mı? diye işi sulandırmaya çalışıyor. Şuanda ki lider zaten güçlü bir lider. Tam aksine Erdoğan sonrası için istikrarlı bir Türkiye’yi garanti altına almamız gerekir. Erdoğan sonrasını 1, 5 yıl aralıklarla iktidar ve koalisyonlara teslim etmememiz gerekir. Evlatlarımız için sorumlu davranmak zorundayız. Ekranlarda, olma ihtimali düşük kötü senaryolara odaklanmaktan, yeni pakette önerilerin sistemin sağlayacağı avantajları kimse konuşmuyor. Yabancı olduğumuz bir sistem gibi anlatmak uygun değil. Yeni sistem adeta bir belediye başkanı seçmek gibi. Başkanı seçeceğiz, meclisini ayrı seçiyoruz. Yardımcılarını kendisi seçiyor. O yardımcılarla birlikte çalışıyor. Memnunsak, devam ediyoruz, değilsek başka bir lider seçiyoruz. Kodlarımızda olmayan bir sistem değil, kafa karıştırmaya gerek yok. Hayır cephesinde bilmediklerinin düşmanı olanları görüyorsunuz.”

 “NASIL BİR YOLCULUĞA ÇIKTIĞIMIZIN FARKINA VARMALIYIZ”

Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz’de Türkiye’nin şahlanma eşiğinde bir ülke olduğunu söyleyerek, “Bedir’den, Çanakkale’ye, Çanakkale’den Kurtuluş Savaşı’na, Kurtuluş Savaşı’ndan 15 Temmuz gecesine günümüze kadar bütün şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyorum. Rabbim, bizlere onlara layık olmayı nasip etsin. Şehitleri anma programları kıymetlidir. Bunlar, bizim köklerimizdir. Köklerini unutan, dargın olan dallar bir müddet sonra kurumaya mahvolmaya mahkumdur. Bu vatan kolay kazanılmadı, biz bu çalışmaları bu zaferleri bu heyecanı sadece nutuklarla ağıtlarla geçiştirmiyoruz. Bugün Çanakkale’ye bir gerdanlık takıyoruz. Düğmeye basıyoruz. Bu da özellikle yıl dönümünde yapılmış anlamlı bir temel atma olacak. Ülkemiz için hayırlı olsun. Hz. Ali haksızlık karşısında eğilmeyin, hakkınızla birlikte şerefinizi de kaybedersiniz diyor. Biz artık güçlü bir devlet olma anlamında şahlanma eşiğindeyiz. Nasıl bir yolculuğa çıktığımızın farkına varmalıyız. Dünya Müslümanlarının umudu olmanın bir bedeli var. Memur-Sen üyeleri, ülkemizin güçlenmesi söz konusu olduğunda üzerine düşeni fazlasıyla yapmıştır. Tüm katılımcılara teşekkür ediyorum” dedi.

“REFERANDUMDA EVET DİYECEĞİZ”

Memur-Sen Kadın Kolları Genel Başkanı Habibe Öçal, Memur-Sen olarak referandumda evet kararı aldıklarına dikkat çekerek, “Adil bir dünya için, hak ararken bağımsız ve tarafsız yargı tarafından hak aramak için, çocuklarımızı gençlerimizi vesayetten kurtulmuş bir sabaha uyandırmak için, ötekisi olmayan bir Türkiye için sendikacı kadınlar olarak evet diyeceğiz. Çalışma hayatının her kademesinde erkeklere oranla çok gerideyiz. İstihdam oranımız erkeklerin yarısından az. Siyasi anlamda kendimize yer bulma açısından gerideyiz. Bizi bizden ayrıştıracak bütün anlayışları reddediyoruz. Aramıza örülen duvarların yıkılması için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Her zamanın bir ruhu vardır. Batı bir gerçeği unutuyor, artık kimse evinde güvende değil, kendi elleriyle besleyip büyüttükleri terör, onları da vurmaya başladı. Türkiye Cumhuriyeti Bakanına yapılan saldırı yalnızca devlete değil, bütün kadınlara yapılmıştır. Bu İslamofobinin ilanından başka bir şey değildir” diyerek, Bakan Fatma Betül Sayan Kaya’ya Hollanda’da yapılan saldırıyı kınadıklarını ifade etti.

Konuşmaların ardından Memur- Sen üyeleri protokole günün anısına tablo ve çiçek takdim etti. 

FOTOĞRAF GALERİSİ